Kayıtlar

Towards a holistic, equitable, and immersive future of education: Integrating AI, the metaverse, and developmental perspectives*

Resim
Abstract Education stands at a pivotal juncture, driven by the rapid convergence of digital technologies such as artificial intelligence (AI) and the metaverse. This chapter explores how these emerging tools may reshape pedagogy, learning environments, and social structures, drawing upon sociological and developmental psychology frameworks. Historical roots of mass education and open-distance learning initiatives are examined to contextualize the accelerating shift toward more flexible, immersive modalities. The analysis spans the progression from traditional, standardized systems to the Web 4.0 era, in which AI-driven personalization and virtual reality simulations promise new frontiers in student engagement and skill development. Türkiye’s unique experience in open and distance education, amplified by the disruptions of the COVID-19 pandemic, serves as a case study that illustrates both the democratizing potential and the persistent inequalities exacerbated by digital divides. Ethica...

Tanrı’nın kütüphanesi: Matbaa klişelerinden yapay zekânın örüntülerine*

Resim
Bir an için Tanrı’yı bulutların üzerinde duran yaşlı bir adam, yargılayıcı bir ses ya da görünmez, mutlak bir göz olarak tahayyül etmekten vazgeçelim. Onu, tıpkı Borges’in Babil Kitaplığı’nda olduğu gibi, sonsuz ve imkânsız bir kütüphane olarak hayal edelim. Bu kütüphanenin raflarında, insanlık tarihi boyunca şimdiye kadar kurulmuş bütün cümleler var. Sadece onlar da değil, gelecekte kurulabilecek bütün cümleler de o raflardaki yerini çoktan almış. Büyük romanların o çekici açılış cümleleri, heveskâr ama kötü yazılmış şiirler, pazar alışveriş listeleri, çocukların sokakta uydurduğu tekerlemeler, soğuk mahkeme kararları, asırlık dua metinleri, gece yarısı yazılan uzun ayrılık mektupları, ihtiraslı aşk itirafları, dünyayı değiştiren bilimsel teoremler, kitleleri peşinden sürükleyen siyasi sloganlar, ilkokul kompozisyonları ve sarhoşken atılıp sabahında bin pişman olunan o malum mesajlar... “Kar beyazdır” cümlesi tam orada duruyor. “Ay peynirden yapılmıştır” cümlesi de hemen yanında. Bir ...

Asıl kırılma, sandıktan çekilen seçmen*

Resim
Seçim sonuçlarını genellikle geçerli oy havuzu üzerinden okuyoruz. Televizyonda, haber sitelerinde, sosyal medyada gördüğümüz oranların çoğu, sandığa gidip geçerli oy veren seçmenler içinden hesaplanıyor. Bu yöntem ilk bakışta pratik. Fakat katılımın sert biçimde düştüğü, geçersiz oyun arttığı, seçmenin bir bölümünün sandığa gitmeyerek siyasal tavır aldığı seçimlerde eksik bir fotoğraf veriyor. Ben bu yüzden 2023 milletvekilliği seçimi ile 2024 yerel seçimini yalnız geçerli oylar üzerinden karşılaştırmak yerine toplam seçmen havuzu üzerinden okumaya çalıştım. Yani sadece sandığa gidip geçerli oy veren seçmeni hesaba katmadım. Sandığa gitmeyeni, geçersiz oy kullananı, protesto eden ya da ilgisiz kalan seçmeni de toplam siyasal davranışın parçası saydım. 2024 yerel seçimi için de daha tutarlı bir Türkiye geneli okuma yapabilmek adına büyükşehir belediye başkanlığı oyları ile il genel meclisi oylarını birlikte aldım. Çünkü büyükşehirlerde seçmen büyükşehir belediye başkanlığı için, büyükş...

“Kel Diva:” Absürt gündelik dilimize karışırken*

Resim
Oyun Atölyesi’nin Kel Diva yorumunu bu denli etkili kılan şey, metne tozlu bir avangard klasik muamelesi yapmaması. Oyun, absürdü tarihin sayfalarından çekip çıkarıyor ve doğrudan bugünün oturma odasına, tam da karşımıza yerleştiriyor. Daha doğrusu, o absürdün çoktan evimizin içine sızdığını yüzümüze vuruyor. Seyircinin sahnede atılan kahkahalarının ardında sırf komedi yok; konuşmanın çöküşünde kendi gündelik hayatından tanıdığı o tuhaf düzeni görmenin getirdiği bir kabullenme var. Sahnede insanlar durmadan konuşuyor ama birbirlerine bir türlü ulaşamıyorlar. Cevap veriyorlar ama dinlemiyorlar. Cümleler kuruluyor, sosyal ritim tıkır tıkır işliyor, nezaket kuralları harfiyen yerine getiriliyor fakat ortada zerre kadar temas yok. Söz var ama ilişki yok. Bugünün dijital dünyasında bu tablo bize o kadar tanıdık ki… Gün boyunca mesajlar, bildirimler, emojiler, otomatik cevaplar ve hızla tüketilip atılan klişe cümlelerle kuşatılmış durumdayız. Görünüşte herkes birbirine bir tık mesafesinde, h...

Our interview with Skyroad*

Resim
Digital detox is a modern ceremony for clearing one’s conscience We spoke with academic Tolga Yıldız about his new book, Dikkat Ya Da İrade Krizi, focusing on the concept of the “right to attention,” the structural problems raised by the discourse on “willpower,” and the impact of social media on our attention... Tolga Yıldız ile yeni kitabı Dikkat ya da İrade Krizi özelinde “dikkat hakkı” fikrini, “irade” söyleminin ortaya çıkardığı yapısal sorunları ve sosyal medyanın dikkatimiz üzerindeki etkilerini konuştuk... * Please click to read the interview.

24 TV ile röportajımız (TV)

Resim
  24 Portre Moderatör: Zeynep Türkoğlu Konuk: Tolga Yıldız 24 TV