Dijital cumhuriyetin eşiğinde*
Temsili demokrasinin tarihsel gerekçesi, uzun süre oldukça ikna ediciydi. Halk dediğimiz büyük kalabalıklar aynı anda konuşamaz, aynı bilgiye eşit biçimde ulaşamaz, devletin gündelik işleyişini izleyemez, bütçenin nereye aktığını göremezdi. Bu yüzden halk adına konuşacak, karar verecek, denetleyecek temsilciler gerekiyordu. Temsil, bir bakıma teknik bir zorunluluktu. Coğrafyanın, iletişim araçlarının, okuryazarlığın, bürokrasinin ve bilgiye erişimin sınırları içinde makul görünen bir çözümdü. Fakat bugün artık aynı dünyada yaşamıyoruz. İnternet, yapay zekâ, güvenli dijital kimlik, açık veri altyapıları, blokzincir, katılımcı bütçe platformları, harita tabanlı talep sistemleri ve gerçek zamanlı denetim panelleri, siyasal katılımın maddi zeminini değiştirdi. Bu teknolojilerin hiçbiri kendi başına demokrasi üretmez. Hatta kötü ellerde daha karanlık bir gözetim rejiminin aracı olarak da kullanılabilir. Yine de şu soruyu artık erteleyemeyiz: Vatandaşın iradesini dört ya da beş yılda bir san...